Aile Dostu Kent

22 Şubat 2017

Yrd. Doç. Dr. Murat Şentürk, Aile Dostu Kent kavramının doğru şekilde değerlendirilebilmesinde, yerelliğin, kültürel alışkanlıkların ve bireylerin kendilerinin önemli ipuçları içerdiğini söyledi.
 
TOKİ tarafından düzenlenen Ev ve Şehir Seminerlerinin 15'incisi TOKİ İstanbul Halkalı binasında gerçekleştirildi. Aile Dostu Kent kavramını değerlendiren Yrd. Doç. Dr. Murat Şentürk bu kavramın günümüzde kullanılabilir olup olmadığını anlamaya çalıştıklarını ve bununla ilgili bir araştırma yaptıklarını belirtti. Elde ettikleri sonuçlara göre, ailelere uygun kent tasarlamaktan çok bireylere yoğunlaşmanın daha doğru olacağını ifade eden Şentürk, ailenin zaten toplumun tamamını yansıttığı için şehir tasarımlarının merkezinde olabileceğini düşünen iki farklı temel yaklaşımın ortaya çıktığını açıkladı.  
 
FARKLILIKLAR
 
Yapılan araştırmada ortaya çıkan temel bazı görüşler üzerinde daha fazla konuşulması gerektiğini ve bunlardan birinin aile kavramı olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Murat Şentürk, yaklaşımlardan birinin farklı aile tiplerinin tanımının yapılabileceğini ve Aile Dostu Kentlerin tek tip aile üzerine şekillendiğinde diğerlerini dışlayabileceği görüşünde birleştiğini belirtti.
 
Araştırmada dünyada Aile Dostu Kent tanımından çok şehir planlamalarında merkeze çocukların, yaşlıların, göçmenlerin veya engellilerin alındığına da dikkat çekti. Şentürk, bunun nedeninin ise bu grupların şehir yaşamında en dezavantajlı bireyler kabul edilmeleri nedeniyle olduğunu anlattı.
 
YERELLİK
 
Ortaya çıkan sonuçlarda Türkiye'ye özel bazı ayrıntıları da açıklayan Yrd. Doç. Dr. Murat Şentürk, bunlardan en önemlisinin ülkedeki aile bağları olduğunu ve farklı sosyo-ekonomik gruptan insanın büyük bir oranda birbirlerine yakın olarak yaşamak isteğini söyledi. Şentürk'e göre bu durum ve yerelliğin getirdiği kültürel farklılıklar gibi tespitler, Aile Dostu Kent tasarımında özellikle dikkat edilmesi gereken hususlar arasında bulunuyor.
 
Araştırdıkları kavramın tanımının Aile İçin Yaşanabilir Kent olarak yapılmasının daha doğru olacağını belirten Şentürk, yeşil alan, konut, farklı toplumsal grupların bir araya geleceği ortak kamusal alanlar, ulaşım ve sokak gibi alanlarda yapılacak düzenlemelerde tüm toplumsal grupların dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, zira tüm görüşlerin ortak noktasının aslında “Yaşanabilir Kent” olduğunun altını çizdi.