Kentsel Dönüşüm ve Sosyal Etkileri

3 Nisan 2017

Doç. Dr. Betül Duman, kentsel dönüşüm projelerinin bölgede yaşayan insanlara göre şekillenmesi gerektiğini söyledi. 
 
TOKİ Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı’nın düzenlediği Ev ve Şehir Seminerleri’nin 16’ncısı TOKİ İstanbul Halkalı binasında gerçekleştirildi.'Kentsel Dönüşüm ve Sosyal Etkileri'ni değerlendiren Doç. Dr. Betül Duman bu projelerin insanlar üzerindeki etkilerini, ortaya çıkardıkları sorunları ve bunların çözüme kavuşturulması için neler yapıldığını anlattı. 
 
Kentsel dönüşümün ortaya çıkardığı sosyal etkilerin çok konuşulmayan bir durum olduğuna vurgu yapan Duman, hem özel hem kamu kuruluşlarının içinde yer aldığı kentsel dönüşüm odaklı şehircilik projelerinin dünya çapında 1980’li yıllarda başladığını, ancak insan odaklı kentsel dönüşümlerin geçmişinin çok daha yeni olduğunu söyledi. 
 
İNSAN ODAKLI DEĞİŞİM
 
Doç. Dr. Betül Duman, günümüzdeki haliyle kentsel dönüşümün uygulama biçimlerinin şekillenmesinde, geçmişte ortaya çıkan olumsuz sonuçlar sonrasında yapılan değerlendirmeler olduğunu ifade etti. İlk dönemlerinde, şehirlerin yenilenmesinde insan faktörünün hesaba katılmadığını belirten Duman,  atıl durumdaki sanayi tesislerinin değerlendirilmesi gibi büyük ölçekli yaşam alanlarının oluşturulmasının büyük oranda olumsuz sosyal sonuçlar ürettiğini belirterek, şöyle konuştu: “1990’lı yıllarda kentsel dönüşümün sosyal boyutunu dikkate alan ve gideren işler yapılmaya başlandı. Bu konuda yapılan tanımlardan bazılarında yerel toplulukların ihtiyaçlarını daha iyi karşılayacak, daha iyi bir sosyal sürdürülebilirlik tanımı yapıldı. Bu tanımın öğelerini ise Hakçılık, Güvenlik, Eko Üretim ve Tüketim ve Kent Formları oluşturdu.”
Duman, bu dört öğe arasında, kimliklerin tekrar değerini kazanmasını, ekonomik yapılanmanın adaletsizliklerini gidermeye yardımcı olan ve mekanın üretimine mahallelinin katılımını kapsayan Hakçılık kavramının ise özel olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.  
 
UYGULAMA  YAKLAŞIMLARI
 
İnsanları merkezine alarak oluşturulan kentsel dönüşüm projeleri ile ilgili dünyadan örnekler de veren Doç. Dr. Betül Duman, temelde iki farklı yaklaşım olduğunu anlattı: “Birinde, yerinden edilme, mülksüzleştirilme ve sosyal dışlanma gibi olumsuz sonuçların giderilmesi amaçlanıyor. Diğerinde ise sosyal sermayenin geliştirilmesi, suçun önlenmesi ve yerel grupların imajının iyileştirilmesi gibi olumlu sonuçlar almaya yönelik çalışmalar yapılıyor.”
Duman, kentsel dönüşümün uygulanma alanlarının da aynı şekilde iki şekilde belirlendiğini; birinde yaşlı ve evsizlerden oluşan kesimlerin, diğerinde ise tüm kenti kapsayan daha genel bir yaklaşımın benimsendiğini söyledi.
 
“ÖNCE ANLAMAK GEREKİR”
 
“Kentsel Dönüşüm ve Sosyal Etkileri” konulu seminerde özellikle İngiltere’de yapılan çalışmaları anlatan Doç. Dr. Betül Duman, oluşturulan sistemde önce bölgede yaşayan insanlarla ilgili farklı konuları kapsayan endeksler belirlendiğini ve buna göre mahalle bazlı çözümler geliştirmeye yönelik çalışmalar yapılmaya başlandığını ifade etti.
Türkiye’deki durumu da anlatan Duman, yapılan bir araştırmaya göre insanların bu tür projelere katılım talebinin daha çok bilgilenme seviyesinde olduğunu, yüzde 20’lik bir kısmının sadece fikrinin alınmasını istediğini, yüzde 10’luk bir topluluğun ise doğrudan katılıma olumlu baktığının bilgisini paylaştı. Betül Duman, Türkiye’de sosyal etki değerlendirmesi konusunda bir çalışma olmadığını, bu çalışmaların mutlaka kurumsal mevzuata kazandırılması gerektiğini ve bu değerlendirmeye göre de uygulamaya geçmesi gerektiğini söyleyerek sözlerini tamamladı.